Bizler düşüncelerimizi seçmeyiz. Düşünceler ve istekler var olan davranışlarımızı yansıtır. Yaşam biçimimiz düşüncelerimizin oluşumunda temel nitelikte olduğundan etrafına bakınca neden böyle hissettiğinizi anlarsınız. Aslında basit. Şu an neysen öyle olman gerektiğin içindir. Elinde silahla nefret ettiğin kişinin karşısına kaç kez çıktınız ya da açlıktan ölmeye yakınken elinde yemeği olan kişiyi kaç kez soydunuz? Seçimlerimiz var olan ihtimaller kadardır. Komik gelecek belki de; ama unutmayalım, kimse asla kendisi olamaz. Bizler var olan başkalarının yansımalarıyız da ondan. Kendini bulma süreci de tam da böyledir. O başkaları olmadığı müddetçe sen var olamazdın. Hayat bu denli bizlere ihanet etse de bunu göstermeyecek kadar da zekidir. Hayatınızda bir şey başardığınızı mı zannediyorsun. Güldürmeyin beni. Bildiğim tek şey varsa bizi biz yapan biz değiliz. Senin şu an beni okuyor olman bile şartlarının getirisidir. Doğal sonuçların var olan yapaylığımızı geçmediği anda bizler kendimizi bir şey zannederiz. Ne kadar çok kendimizi beğendiğimizi gün içinde aynaya ne kadar baktığını sayarak öğrenebilirsin. Ne kadar çok başkaları için yaşadığımızı bir bilsen kendinden nefret ederdin. Zaten ben, insanların var olası gerçekleri var olan gerçeklere tercih ettiğinden insanlığımdan nefret etmeye başlamıştım. O kadar çok görmezden geliyorduk ki sonuçlar bu denli üzücü oluyordu. Hayal kurmayın, gerçekleri kurun. Öyle kuruntu yapmıyorum, kaç kişi var olmayan inançlara inanarak hayatını mahvetti biliyor musunuz? Bizler, bildiklerimiz kadar bildiklerimizin gerçekliğini eleştiririz.

Mesela sen, neden mi inancın bu kadar zayıf? Mesela sen, neden mi bu kadar inançlısın? Bunlar senin fikrin değildir. Yaşamın senin düşünce dağarcığını oluşturur. Kurduğun cümlelerdeki anlamsal süreç yaşamının sende bıraktığı etkiyi yansıtır. Karşına çıktıkların kadar düşüncelerin oluşumu içinde bulursun kendini. Belki de benden nefret edeceksiniz; ama yine de söylüyorum, hiçbiriniz inanmıyorsunuz. Bunun farkında olmasanız da doğru kelimelerle gerçeği açığa çıkartabilirim. Sizler ben doğru kelimeleri bulana kadar kendi gerçekliğiniz çöplüğünde yaşamaya devam edeceksiniz. Aslında tersi de doğrudur. Şu an beni anlıyorsanız varlığın komik yok oluşunu hissediyorsunuz demektir. Neden mi kadın erkeğin kendisine işkence etmesine izin veriyor, aşağılamasına. Neden mi yıllarca insanlar köleciliğe karşı çıkmadı? Çünkü var olduklarımız kadardık. Doğruyu bilmek için önce yanlışı bulmalıyız ve doğrularımız o kadar az ki bu denli yanlışlarımızı göremiyoruz.

Serkan Aydemir

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.