Kendine Yürümek I. Bölüm

Kendin olmak, ruhun şekilsiz ve koşulsuz bir hal almasıdır. Ruh, kayıtsızlık içinde uçarken, nesnelere çarpan “varoluş” kendine kaçacak delik arar. Gerçek, bu kendinden geçiş esnasında kulağına fısıldanır: Ben “tek” im!

Bu şey nadiren gerçekleşir, bu yüzden bir nimet ve varoluşa edilmiş küfür gibidir. Yokluk, hem bir arayışın hem de bir farkındalığın eseridir. Gerçek, bu ikilinin sevişmesinden kopar. Bu makinede “yok-luk” bir işlevi daha üstlenir; varlığı yadsımak ve varlığın hamlığını ispatlamak…

Kendine varmak. Asıl mesele bu. Özün ne olmadığını hissedip, bunu ruha yavaş yavaş enjekte etmek. Bu andan itibaren makinenin adı değişir ve canavar olur çünkü doğru ve yanlış ters yüz edilir. Bu, insanın en büyük özlemidir ve ona açtır. Bu açlığın farkına varmak, büyük bir hırs ve arzu işidir. Hırs ve arzu, iki tanrısal makinedir.

Kendine yürümek ya da eve dönüş… Aslında bir transformasyonu ifade eder. Metafizik alana dalan ruh, kendi iyiliği ve faydası yönünde sürekli bir arayıştadır. İtici güç insanın kendisindendir, yani “tanrısal öz” taşıyan hiçlikten… Evrim bu yüzden kaynaktır, evrim insandır, gereklidir. Ruhun besinidir.

Ruh her kopuşta bir tecrübe edinir. Her tecrübe bu yolculukta acıyı çağırır. Diğer bir kaynak acıdır. İşte bu yüzden;

Hiçlik, tadılması en zor ve en estetik yolculuktur.

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Defolun‏

Seni çok ama çok seviyorum. Karanlıkların koynuna sığınmış atmayan kalplerin Tanrıya yalvarmalarından daha fazla umutluyum. Seni çok ama çok seviyorum. Kefenim olman için yalvarıyorum Tanrıya. Ama çok farklı ilerliyor her şey. Engel olamıyorum. Belki de engel olmak istemiyorum. Bilmiyorum... Çok daha sersem bu sefer adımlarım. Nereye gittiğimi...

Pubhuman: Bilginin Peşinde

“Hayat: Bir bilgisayar oyunu gibidir. Çeşitli oyun biçimleri ve roller var. Peki ya Tanrı? Tanrı da bu oyunu kuran şeydir işte. Ya insan? İnsan da oyuncudur, biyolojik robot gibi bir şey.” Bu veya buna benzer cümleleri okumuş veya duymuşsunuzdur. Sorgulayan, akıl yürüten veya hakikati arayan insanlar için bu...

90 Dakikada Nietzsche

Nietzsche’yle beraber felsefe tehlikeli bir boyut kazanıyor. Gerçi daha önce de tehlikeli olmuştu, ama başka nedenlerden dolayı. Nietzsche’den önceki yüzyıllarda felsefe, filozoflar için tehlikeliydi, oysa Nietzsche’yle beraber herkes için tehlikeli olmaya başladı. Kendisini sonunda zihinsel bir bulanıklığın içine düştü. Geç dönem yazılarındaki söylemleri bunun habercisiydi zaten. Ne var...

Tanrı ve Acı İniltisinde Hayat

Sürünün zehirli ağıtları arasında bir çobandan öğrendim hayatı. Bu yüzden, yudum yudum içiyorum acıyı. Dünya, acının yuvarlanarak büyümüş halidir ve bu yaşadığımız hayat onun gayri meşru çocuğudur. En büyük yalan ve en büyük korku ilintisi üzerine birkaç telkin… Tanrı, bir yalandır ve en büyük korkunun beslendiği sebil gibidir. Memelerinden akan acizliği emmeyi...

İnsanlığa Çağrı: 25 Nisan 1950

Dünyanın yalnız maddî endişeler içinde büyük sür'aile korkunç bir karanlığa gitmekte olduğu asrımızda; maddeye, menfeate ve yokluğa tapan hotkâmca kör bir zihniyetin ilimden vicdanı ayırmayı ve vicdanın kontrolünden azade bir teknik hayatını ilâhlaştırmayı istihdaf ettiği asrımızda, insan ruhunun yaradılışında mevcut, bütün Kâinat’a şamil hakikat ve bilgi yolundaki şevki insiyakıma...

Gece ve Kadın

Kendini bilmez bir akşamın içinde bir adam ceketinin düğmelerini ilikliyordu göğsündeki sabahı kapatmak için, bir yan sokaktaysa makyajı akmış bir fahişe bar yolunu bulmaya çalışırken ruhundaki dikişleri söküyordu kalbindeki geceyi uyandırmak için. Bunlardan habersiz, küf tutmuş, alçak tavanlı odasında araladı hafifçe gözlerini. Oda loştu. Tavandaki kimliği belirsiz ışığa...

Sen’in Ben’deki Yansıman

ateş teninin o yatakta parlamasıdır sonra kan kokusu ellerinde aşk ilacıyla yalnız bir adamı çağırır öpücük en ıslak kaçıştır sonra gözlerin içinde ayışığıyla uslanmaz karanlığı yaratır ruhlarımız en akışkan haliyle ölümü arzulayan bedenlerimizi kıskanır her yanımızı saran saflığın kutsanmasıdır henüz bitmedi her şey sana dönüşürken CAN' IN sadece sana tapınır Can Murat Demir

Şarkı Söyleyerek Kaybolacağım

Şimdi yabancı bir rüzgâr var saçlarımda kulaklarımda bilmediğim bir ses ölüm kokusu keskin, kelimeler keskin. Ses gittikçe yükseliyor. Dar sokakların huzuru toplanıyor. Gecelerin anlam yüklü bavulu ellerimde. Bir yolculuğa çıkacağım birazdan. Ruhumdan kurtulmaya gideceğim ve terk edeceğim bedenimi. Nasıl olur böyle diyeceğim kendime, yine sorularla baş başa...

Müzik

Biz "Yaprak" ı çıkarırken, birlikte kaleme aldığımız bildiride, "halı verir, kilim alırız- şarkı verir, türkü alırız..." diyorduk, ama kilimin resmini yapan ressamla, türkünün müziğini yapan, çoksesli yeni müzikçilerimiz birbirlerine uzaktılar. Adnan Saygun ile Ruhi Su' yu bunun dışında tutmamız gerekecek sanıyorum. Adnan Saygun, özellikle "Yunus Emre Orotoryosu"...