Ana Sayfa EDİTÖR Eski Fotoğraflardaki Acı

Eski Fotoğraflardaki Acı

Yaşanmışlık, en doğal acı makinesidir...

0
253
yaman-ailesi-eski-foto-felsefehayat_3
Hacınabi Mahallesi / Bafra 1964-1965

Terkedilmiş izbe bir evi, bir açık hava müzesini, ya da kimsesiz bir mezarlığı ziyaret ettiğinizde, uzaklara dalmanızın tek bir nedeni vardır: “YAŞANMIŞLIK”

Yaşanmışlık, en doğal acı makinesidir. Anılar bu yüzden acıtır, her anı da bu acıya davet eder. Bu yüzden acı her yerdedir, insanın olduğu her mecra acıyı anımsatır. Eşya, doğa ve kainat bir acı yumağıdır.

Tercihen ölüme yatmak ise en estetik kaçıştır. O, kurtuluşun ruha baskın geldiği metafiziksel bir sürüncemedir. Bu yol, acının fahişesi olmaktansa, toprağın solucanı olmak isteyenlere her daim açıktır. Acıdan ancak böyle uzaklaşabilirsiniz.

Bu yüzden terkedilmiş bir ev ile yalnız bir insanın hiçbir farkı yoktur.

Acı, yüzeysel mekanda ve zamanda en kadim dosttur, sizi hiç bir zaman bırakmaz.

Eski resimlerde siyah beyaz bir geçmiş gibidir acı. Özellikle senin üzülmeni ister, iki çocuğun gözyaşlarında gizlidir ve ayrılık her daimdir. Bir oğul, bir anne ve iki çocuğun yer aldığı bu karede sizce ne eksiktir? Bu kadar eski bir acıyı hiç tattınız mı? Bence her eski fotoğraf, acının en karamsar tasviridir.

Can Murat Demir

(Fotoğraftakiler: Soldan sağa, Nazime Yaman, Dursun Yaman, Ayaktakiler; Kader (Annem) ve Nida Yaman (Teyzem)

YORUM YOK

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.