Aradığın şeyi kitaplarda bulamadın
Kaldır elini ve kapağı kapa
Noktadan virgüle işaret dilinde
Tüm cümlelerin devrik
Karaladığın kâğıt çehreleri
Birer kelime cehennemi
Sınadın hayatı
İpe dizdin herkesi
Şimdi herkes ipte senin sanal seyircin
Uçacaktın
Gökte görkem ararken çakılıverdin taşlar diyarına
Ve yüklem bir taş işçisi olarak yetişti imdadına
Yonttu ve ayıkladı seni
Bitirdi eksik kalanı
Gömdün tüm soruları
Cevapların üzerine fal açmayı
Umarak yankılanacağını sesinin
İnsan yapısını ve kökenini kavrayamadın
Söz gelimi insanoğlu bilinmezler diyarı
Anlam genişledi ve daraldı
Kimi zaman düştü heceler
Bir ilkokul çocuğunun dilinden
Duraksadın bir şiirin duraklarında
Veremedin vurguları
Bu yüzden meyil verdin yanlış anlaşılmaya
Aşa aşa anlamları bozukluğu da gördün
Ve düzeltmedin hiç
Gömleğinin yakası kadar
Sıktın boyunbağını kesercesine boğazını
Ve iş, aş, eş diye tekrarladın üç kere
Üç türlü de dua okudun üstüne
Kazandın
Sandın ki Dünya Bu kadar*
Kaydırdın sağa italik dilinden sökülenleri
Şimdi geçmiş zamanın en olumsuz halisin
Zamanın hikâyesi de rivayeti olur fakat
Sen emir kipinde esir kaldın
Artık bir ölü kesinliğisin

Ufuk Yeşil

1 Yorum

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.